1 Mayıs 2016 Pazar

şimdi benim ruhum bir avuç kum
senin naif ellerinde,
ama bazen eller çok zalim olabilir
kumun sırrına er
ellerini zulmetten koru.

12 Nisan 2016 Salı

hayın

dizlerim kanıyor öpmeyecek misin?
ne ilk düşüş, ne de ilk terk.
baharda solan böcek,
biri üstüme bastı
ayakkabısına üzüldü.
ve şimdi sessiz mutabakat
elçiliklerimi kapattın
halbuki bayrağı göndere sen çekmiştin.

bölüm sonu canavarı

6 Mart 2016 Pazar

derdo sesler korosu

papatyaları anlatın bana
siz kesin gül seviyorsunuzdur
bilemezsiniz papatyayı.
fal bakarsınız
saçını başını yolarsınız
sonra atarsınız, çiğner geçersiniz.

siz bayım, anca gül seversiniz
size papatyanın kokusunu sormayacağım
çünkü siz adi ve sahtesiniz.

hiç dertleştiniz mi bir papatyayla?
siz dertleşmezsiniz
çünkü tek derdiniz anlatmaktır,
acılarınızla prim yapmaktır
en fazla -miş gibi yaparsınız
dedim ya siz adi ve sahtesiniz.

sizin içiniz acımaz.
çünkü içli olamayacak kadar sığsınız
siz sevmeyi bilmezsiniz
sevilmek maksadıyla sevmiş gibi yaparsınız.
çünkü siz adi ve sahtesiniz.

24 Şubat 2016 Çarşamba

ah örümcekciğim arachnida

kendime kafesim
içimdeki yayın akışından habersizler
boyuna haykırıyorum
kendimi aşıp anlatamıyorum
çok fazla büşra vermekten korkuyorum
geçmişteki büşralar'a acıyorum.
acıyınca ne olacak bilmiyorum
şimdiki zamanın ağına düştüm.
beni yiyecek örümcek biraz acele edebilir mi?

16 Şubat 2016 Salı

bir tutunamayan'a tutun kaçmasın diye bağırmak

huzur diyorlar
ismini çokça duydum
birkaç kez karşılaşmışız hatta
ben fark etmemişim
bilirsin beni
bazen hiçbir şey görmüyorum

ne var gecede
bizim karanlığımız küçük kaldığından sanırım
gündüzleri tek kalmaktan kaçınmam da bundan
büyüdükçe büyüyor
insanlar meşgul ediyor
insanları seviyorum albay'ım
bilmeden ne iyi geliyorlar bazen
aksi olmuyor mu diye soracaksın
olsun albay'ım bir kulağımızın ardı kalmayacak mıydı kesilmedik?

küçük hanımın öyküsü

7 Şubat 2016 Pazar

mesih'e seslenin gelsin artık

sabaha karşı bir ürperti kalbimde
bizim ateşimiz anca bizi kör ederdi
güneşe kamaşma pahasına bakan gözler
bizim ışığımıza tenezzül etmezdi.

biz güneşe öykünmedik
ne istediğimizi de bilmedik
ne doluya aldırabildik ne boşu doldurabildik
beceriksizlik değildi bu
sadece biraz takatsizdik.

sorular biriktirdik
cevapları hiçbir şeyi değiştirmeyecek sorular
ama yine de deli gibi sonuçlar değişsin istedik
avutulmaya ihtiyaç duyulmaması gereken bu yaşta
soru sormanın anlamı da yok.

çarmıhta mıyız
gönlümüzden çivilenmişiz gibi
mesih'e seslenin gelsin artık
bir kase uzatın kanımızdan
ve ardımızdan dökün kanlarımızı
böyle mühürlensin kan faslı
ve bir de açın perdeleri
ışıksız kalınca çirkinleşiyorsunuz
ey dünya öyle bir dön ki
uçurtmayı vurmasınlar artık.

4 Şubat 2016 Perşembe

artık bizi kutsa isa

anlatmak:
dikenli tel kusmak gibi
yine de tesirsiz
geceyi inleten çığlıklar misali.