6 Mart 2016 Pazar

derdo sesler korosu

papatyaları anlatın bana
siz kesin gül seviyorsunuzdur
bilemezsiniz papatyayı.
fal bakarsınız
saçını başını yolarsınız
sonra atarsınız, çiğner geçersiniz.

siz bayım, anca gül seversiniz
size papatyanın kokusunu sormayacağım
çünkü siz adi ve sahtesiniz.

hiç dertleştiniz mi bir papatyayla?
siz dertleşmezsiniz
çünkü tek derdiniz anlatmaktır,
acılarınızla prim yapmaktır
en fazla -miş gibi yaparsınız
dedim ya siz adi ve sahtesiniz.

sizin içiniz acımaz.
çünkü içli olamayacak kadar sığsınız
siz sevmeyi bilmezsiniz
sevilmek maksadıyla sevmiş gibi yaparsınız.
çünkü siz adi ve sahtesiniz.

24 Şubat 2016 Çarşamba

ah örümcekciğim arachnida

kendime kafesim
içimdeki yayın akışından habersizler
boyuna haykırıyorum
kendimi aşıp anlatamıyorum
çok fazla büşra vermekten korkuyorum
geçmişteki büşralar'a acıyorum.
acıyınca ne olacak bilmiyorum
şimdiki zamanın ağına düştüm.
beni yiyecek örümcek biraz acele edebilir mi?

16 Şubat 2016 Salı

bir tutunamayan'a tutun kaçmasın diye bağırmak

huzur diyorlar
ismini çokça duydum
birkaç kez karşılaşmışız hatta
ben fark etmemişim
bilirsin beni
bazen hiçbir şey görmüyorum

ne var gecede
bizim karanlığımız küçük kaldığından sanırım
gündüzleri tek kalmaktan kaçınmam da bundan
büyüdükçe büyüyor
insanlar meşgul ediyor
insanları seviyorum albay'ım
bilmeden ne iyi geliyorlar bazen
aksi olmuyor mu diye soracaksın
olsun albay'ım bir kulağımızın ardı kalmayacak mıydı kesilmedik?

küçük hanımın öyküsü

7 Şubat 2016 Pazar

mesih'e seslenin gelsin artık

sabaha karşı bir ürperti kalbimde
bizim ateşimiz anca bizi kör ederdi
güneşe kamaşma pahasına bakan gözler
bizim ışığımıza tenezzül etmezdi.

biz güneşe öykünmedik
ne istediğimizi de bilmedik
ne doluya aldırabildik ne boşu doldurabildik
beceriksizlik değildi bu
sadece biraz takatsizdik.

sorular biriktirdik
cevapları hiçbir şeyi değiştirmeyecek sorular
ama yine de deli gibi sonuçlar değişsin istedik
avutulmaya ihtiyaç duyulmaması gereken bu yaşta
soru sormanın anlamı da yok.

çarmıhta mıyız
gönlümüzden çivilenmişiz gibi
mesih'e seslenin gelsin artık
bir kase uzatın kanımızdan
ve ardımızdan dökün kanlarımızı
böyle mühürlensin kan faslı
ve bir de açın perdeleri
ışıksız kalınca çirkinleşiyorsunuz
ey dünya öyle bir dön ki
uçurtmayı vurmasınlar artık.

4 Şubat 2016 Perşembe

artık bizi kutsa isa

anlatmak:
dikenli tel kusmak gibi
yine de tesirsiz
geceyi inleten çığlıklar misali.

26 Ocak 2016 Salı

fil

küçük bir fil yavrusu gibi
attım kendimi çamurun içine.
çamurun da büyüyeceğini bilemezdim
evet evet yanılmıyorsunuz
bu gördüğünüz bataklık
o çamur birikintisi
ve şimdi yüksek müsaadenizle boğuluyorum

1. perdenin sonu


'üzülmedim ki, üzülmedim ki
kaderimdir dedim üzülmedim ki' diyemem
'acımadı ki acımadı ki' de diyemem kahpe bizanstaki gibi
ben ahmet mithat değilim ama
buradan şunu anla
üzüldüm ve acıdı.

ve şimdi bu soğukta çıkıp
sersem gibi yürüme isteği neden bilmiyorum
dur ya biliyorum, aptallıktan tabi ki.

1 Ocak 2016 Cuma

bendeniz aciz bir mezar bekçisi

sıradaki şarkı benim için geldi tanrı'm biliyorum
pusulanın ibresi şaştı kaybolmaktan korkuyorum
beni koru yalvarıyorum.

mezarlara bakıyorum, sessiz sakin
tükenmiş ömürlerin başında isim ve soy isim
ve zaten bu kadar değil mi daha ne olabilir?
bundan ibaretiz,
sevdamız, kederimiz, öfkemiz hepsi toprak olacak.
bir şey istesem?
ya toprak olsun ya da...