21 Ağustos 2013 Çarşamba

Bezirgân Başı

Kapana kısıldım ben. Neyi amaçlıyordum bilmiyorum. Arzuladığın şeyleri koyarlar kapanın üzerine, almaya çalışırken kuyruğu kıstırırsın, iradenle yaparsın, ama kapanı kuran istemediği sürece kurtulamazsın. O spermleri geçerken neyi düşünüyordum sahi? Başarıyı mı arzulamıştım ya da birinciliği? İyi bi bok oldu.

İstediklerin yanı başında ama uzanamıyorsun, sıkışmışsın bir kere. Dön dolaş hep başa sarıyor, tüm yollar ezberlenilmiş ve bu daha da çıkmaza sokuyor.

Mana arıyorsun ama sınırlar dar. Kapandan hikmete erişmek marifet galiba. Bilinmez.

Arayışlar tükettikçe çırpınıyorsun, yaralar alıyorsun. Herkes yalnız, herkes yaralı, hepsi anlaşılmak ve haklı olduklarını duymak istiyor. Peki kim anlayacak, kim saracak yaraları?

Komik olan yaralarının farkında olmayanlar. Ölmeyecekmiş gibi davranıp, hayata tutkuyla sarılanlar.

Saf ve temiz bir şey bulamayacağını ikna edecek kadar iğrenç dünya. Haysiyetsizlerin masum taklitleri klasikleşmiş. Dolayısıyla temiz görünen her şeyden nefret ediyorsun.

Ne olacak yalnızlığımız? Kemirecek değil mi kapanda kıvranarak ölene kadar? Sonrası da karanlık. Yeraltı sonuçta.

Nerede süper kahramanlar? Bir çekip çıkarsalar yeterdi sonrasını hallederdik bir şekilde. Arafın duvarlarına çarpıyoruz, duvarlar ruhumuzu paralıyor. Kuruyoruz. Sorulara düzgün cevaplar alsak da çözüm sunmayacak. Çözüm ütopyada, çözüm yasak. Kördüğüm olacak, her düğümde yırtık, hastalıklı ruhlar olacak.

Acı öyle hale getirecek ki unutmamak için farklı yollara sapacaksın, aşık olacaksın mesela. Sonra aşk da tükenecek, yaralar derinleşecek, insan değil yara olacaksın, beynin oyunlar oynayacak sana, hissetme diye. Dayanılmaz hale geldiğinde de öleceksin. Beyaz düğümler atacaklar bedenine, koyacaklar toprağın koynuna.
Kapandan kurtulur muyuz daha beter mi olur bilinmez. Sonuçta bir sıçan, iki sıçan, üçüncüsünde kapan.

http://www.youtube.com/watch?v=VXZWymX6qSg

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder