23 Temmuz 2012 Pazartesi

Geçmiş Zıkkımı

 Herkesin sahip olduğu kavram. Kiminin utanç kaynağı, kiminin korkulu rüyası. Bazılarına göreyse bir mühür. Biraz küf, biraz da tütsü kokan şey. Loş lambalarla aydınlatılmış, üstüne birkaç başarısız yeni sayfa açılmış ve karanlık gölgeler düşmüş üzerine.
 Yaşlanmış ama tazecik, geride bırakılmayı kabul etmeyen geleceği kıskanan ve şu anı yaşatmayan bir kevaşe ama buna rağmen ara sıra özlediğimiz bazen de gözlerimizi yaşartan şeyin adıdır geçmiş. Çoğu zaman karanlıktır ama, acı verir. Mesela sevdiklerimizi hayatımızdan cımbızlarken..
 Geçmiş; peçe takmayı reddeden Suudi bir kadın, isyankar ama solgun, zamanın tozlarını yutmaya mahkum.
 Virüs gibi çok çabuk yayılıyor tüm yaşadıklarımız bu başlığın altına yazılıyor. Yelpazesi geniş bir kevaşe
 Bizi yoran ve bundan usanmayan, yalnızlığın bir numaralı besini genelde gece yemeği.. Yıldız hırsızı ve umut kırıcı.
 Geçmiş, Yedi Kocalı Hürmüz biraz da, en büyük kurbanı umut. O yedilinin içinden en çok buna üzülüyorum. Her çıkmazda dizlerinin üzerine çöküyor acının altında ıslanıp hasta oluyor.
 Akıllanmış bir insan için kalifiye bir usta olmasına karşın hatalarından ders çıkaramayan biri için yama yapmaya yer kalmamış zavallı bir elbise gibi.
 Hayatı tersten giydirdiler o yüzden yakışmadı bana. Sıra ölüme geldiğinde o da zamansız olacak. İşte ben bu yüzden zamana dair ne varsa hepsinden nefret ediyorum.
Nefretim beni körüklüyor, ben hata yapıyorum ve her hatada o kevaşenin üzerine bir gölge daha düşüyor . Ben onu kirlettiğim için suçluyum. Her hatam bir kurşun gibi saplandı ve kirletti onu. Temizlikten pek anlamadığım belli oluyor sanırım..
 Bana ait sandığım ve peşimden gelen ayrıca benden nefret eden, en kısa zamanda intikamını alacak olan gölge. Benim yarattığım bir canavar. Her hatamla daha da acıya saplanan ve beni kendinden yaptığı zehirle öldürmeye ant içmiş.

http://fizy.com/#s/16mbys
http://fizy.com/#s/16kdp3

Not : John Nash kafası yaşıyorum bu aralar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder